19 Haziran 2011 Pazar

Babalar günü kutlu olsun.

 Tüm Babaların ve baba adaylarının, babalar günü kutlu olsun..Sizlerle arkadaşımın sayfasında görüp hüzünlendiğim bir şiir paylaşmak istiyorum...


ÖZLEDİM SENİ BABA

Sığmazsın bilirim bir kaç mısra ya,
Anlatmak isterim seni dünyaya,
Acelen neydi ki uçtun semaya,
Mezarının başında ağlarım baba,

Gururu sevgiyi senden öğrendim,
Mis gibi kokunu özledim baba,
Bu kadar genç yaşta ölmemeliydin,
Hasretin ciğerimi deliyor baba,

Bu kadar acıya nasıl dayandın,
Sabırlı olmayı öğrettin baba,
Bu koca dünyaya neden sığmadın,
Geride bıraktın bizleri baba,

Tüm arkadaşlarıma neşeli,mutlu ve başarılı bir hafta diliyorum...

Notlar : 1) Resim alıntıdır,
             2) Şiir Alperen Asena Mücahide arkadaşımın sayfasından alınmıştır.

16 Haziran 2011 Perşembe

Nefis bir kısır nasıl yenir..:)

Nefis bir kısıra kim hayır diyebilir ki, hele ki Adana'nın salçası ile hazırlanmışsa ve hafif nar ekşisi ilave edilmişse,diğer malzemelerde bolca kullanılmışsa ve de maharetli bir elde hazırlanmışsa...kısırın tadına doyum olmaz. Sizlere kısır tarifi vermeyeceğim , tahmin ediyorum ki çoğumuz nasıl yapıldığını biliyoruz, bilmeyen arkadaşlar internetten bir birinden güzel tarifler bulabilirler.Çok güzel tarifler vermişler ama, kısır nasıl yenecek hiç bahsetmemişler. Önemli bir konu kısır nasıl yenir. Öyle sosyetik şekilde kaşıkla çatalla kısır yerseniz , kısırın bütün tadı kaçar. Çatalı, kaşığı bir kenara bırakın, kıvırcık yaprağını elinize alın ve doğru kısır tabağına ..Hımmmm 
İnanmazsanız bir deneyin bakın ne kadar tad aldığınızı göreceksiniz...:)) 
Tüm arkadaşlarıma pırıl pırıl bol güneşli, harika bir hafta sonu diliyorum. 

10 Haziran 2011 Cuma

Seçime iki kala

Kısmetse Pazar günü oyumuzu kullanacağız..Gel gelelim kime oy vereceğime daha karar veremedim...:( . Siyaseti sevmem... Sevmem derken Türkiye'deki siyasetten bahsediyorum..Bu sene hiç bir partinin mitingine bile katılmadım.. Yani kısaca, bu gün ki mevcut siyaset artık heyecan vermiyor..hatta bu günün Türkiye'si mevcut siyasilere 5 numara büyük geliyor diye düşünüyorum.
Ülkenin ekonomik verilerini açıklıyorlar, her şey süper, ibreler yukarı doğru her şey toz pembe. Madalyonun öbür yüzüne bakınca, güzelim ülkemizin dolar milyarderleri mantar gibi artmış, aynı zamanda Ülkemizde fakirlikte de büyük artış olmuş. Demek ki paylaşımda büyük bir çarpıklık var. Demek ki Ülkemizin ekonomik gelişmesi sadece belli bir kesime yarıyor. Buda yetmiyor, gariban halktan almaya çalışıyorlar. Hemde ufak ufak hiç hissettirmeden...
Kendine yeten bir Ülke iken, şimdi tarım ve hayvancılık da dahil olmak üzere bütün sanayi ve teknolojimizle, yurt dışına bağımlı hale gelmişiz veya getirilmiş-iz. Her zaman söylerim, şu güzelim Ülkemin niye bir araba markası yok, hadi arabayı bırakın, niye markalaşmış cep telefonumuz yok, hadi bunu da bırakın niye basit bir saati ülkem yapamıyor. Neye baksam teknolojisi  yurt dışından geliyor...
Aslında bu konularda çok söylenecek şey var ama...???
Neyse ben başınızı fazla ağrıtmadan kısaca şöyle söyleyeyim.Benim güzel Ülkemin çok acil Atatürk gibi bir lidere ihtiyacı var.
Genede derim ki Yüce Yaratıcım bizlere ve güzel Ülkem için hayırlısı ne ise onu versin.Artık bende kararımı sandık başında vereceğim..Bakalım oyum kime gidecek...:))))
Tüm arkadaşlarıma harika bir hafta sonu diliyorum...:)

8 Haziran 2011 Çarşamba

Fırında salyangoz yemeği



Resmi görünce ıyyy dediğinizi duyar gibi oldum...:))) aynen benden de ıyyyy....:))) Geçenlerde gittiğim kermeste bir stant vardı ki sormayın, başına kalabalık toplanmış ilgi fazla. Tabi bende meraklı alp, hemen kalabalığa karıştım. Bir de ne göreyim bizim sümüklü böcek dediğimiz, onların salyangoz dediği hayvancık. Hemen orada fırına atıyor ve sıcak sıcak salyangoz servisi yapıyorlar, tadına bakanlar da beğendiklerini söylüyorlar...Değil ben tadına bakmak, hiç bir çeşidini yemem doğrusu, ismini duyduğumda bile itici geliyor.Daha önceleri salyangoz yetiştirildiğini duymuştum fakat hayret, bu salyangozun çok çeşitli olarak gıda sanayinde kullandığını ilk defa burada öğrendim. Sosislisi , sucuklusu, acılısı , baharatlısı, güveçte salyangoz vs. liste böyle uzayıp gidiyor.

Ne kadar nefis olursa olsun ben almayayım..:))  Ayrıca salyangoz kreminin de hanımlar tarafından yaygın bir şekilde kullanıldığını öğrenmiş oldum bu arada...:)) 
Tüm arkadaşlarıma harika bir gün diliyorum..:))
Not:
İlk foto alıntıdır.Diğerleri tabi ki alp foto..:))

7 Haziran 2011 Salı

Evde Kefir Yapımı..


Şimdi bu adamın işi gücü yok nelerle uğraşıyor diyebilirsiniz belki..:) Yazımı okuyunca bana hak vereceğinizi biliyorum...) Evde yapılan her şey güzel hem lezzet bakımından hemde güvenle tüketebilme bakımından. Evde yaptığımız kefir ailece en popüler içeceğimiz şu sıralar. Yapımı çok basit, koyu ayran kıvamında ve tadı nefis. Her şeyden önemlisi de hiç bir koruyucu veya başka katkı maddeleri yok, tamamen doğal vede vücudumuz için çok yaralı bir bir içecek. Şimdi gelelim yapımına, mayayı aktarlardan temin edebilirsiniz. Cam kavanoza kefir mayası ve oda sıcaklığında bekletilmiş bir litre kadar sütü karıştırıp ağzını çok sıkı olmamak kaydıyla kapatıyoruz ve gene ışık almayacak ve oda sıcaklığında 24 saat bekletiyoruz. 24 saatin sonunda kefir imiz hazır. Burada özellikle dikkat edeceğimiz konu kefir mayası  ve hazırladığımız kefir kesinlikle metalle temas etmeyecek yoksa kefir mayası bozuluyor. Cam ve plastik araçlar kullanmanız gerekiyor. Hazır olan kefirimizi plastik süzgeçle süzüp mayasını ayrı bir cam kapa alıyoruz ayırdığımız mayayı bol temiz suyla yıkayarak üstünü kapatacak kadar temiz su koyup buzdolabına kaldırıyoruz. Bu şekilde  iki gün muhafaza edebilirsiniz, arkadaşlar derin dondurucuda çok daha uzun süre sakladıklarını söyledi ama ben denemedim. Kullanacağımız zaman suyunu süzüp,mayayı sütümüze karıştırıyoruz. Yalnız bu arada dikkat edin maya her seferinde biraz daha fazlalaştığını göreceksiniz, ya süt oranını artırın veya da bu fazlalaşan kısmı ayırarak bir arkadaşınıza verin.. Dikkat edeceğiniz bir konu da maya karnabahar görünümünde ve beyaz renkte olacak eğer renkte bozulmalar varsa o mayayı kullanmayın.
                                                     Biz bu şekilde yaklaşık bir aydır kefiri evde yapıyoruz ve beğenerek güvenle tüketiyoruz, denemek isteyen arkadaşlara tavsiye ederim..:))  Tüm arkadaşlarıma sağlık dolu harika günler diliyorum...:)

Foto : Tabiki alp foto..:)

5 Haziran 2011 Pazar

Evde Pepino yetiştirmek

Kısa bir aradan sonra tüm arkadaşlarıma tekrar merhaba..:) Nerede kalmıştık ? Pepino merakımı anlatacaktım..Bu konu ile ilgilenen arkadaşlar varsa deneyimi hemen anlatmaya başlıyorum, evde pepino yetiştirebilir miyiz sorusuna, ben pratik olarak uyguladım, denedim ve yetiştirdim..:) Arkadaşımdan aldığım dört-beş dalı büyükçe saksılara diktim ve düzenli sulama ve bol ışıklı,güneşli bir yere yerleştirdiğim Pepino kısa zamanda yeşerdi,büyüdü ve meyvalarının tropikal ve egzotik tatlarına baktım. Harika bir tadı var, tatlı kavun ve portakal gibi bir tad bırakıyor insanın ağzında.  Yalnız iki önemli sorun var .Pepino fidesi 4-5 derecenin altındaki soğuklarda kuruyor. Yani ılıman iklimleri seven bir bitki..Bu yüzden saksılara diktim kışın kapalı bir mekana alabilmek için. İkinci sorun ise çiçeklerin tozlanması, bizim yerli arılar pepino meyvasının çiçeklerine gelmiyor. Bu yüzden çiçeklerin tozlanmasını biz kendimiz yapacağız, temiz bir ince sulu boya fırçasıyla çiçekleri zedelemeden fırçanın ucu ile hafifçe dokunarak bu tozlanmayı sağladım. Ve netice yüzümü güldürdü.Resimde görüldüğü gibi..:) Ayrıca dekoratif bir bitki görüntüsü ile salon çiçeği gibi de salonu müsait olan, salonda da büyütebilir. Buda başka sivri fikirlerimden biri işte....)  Pepino meyvasının yararları da saymakla bitmiyor, en önemlisi ise hücrelerin yenilenmesinde süper faydalı bir meyva, merak eden arkadaşlar Google ye sorarlarsa çok detaylı bilgilere ulaşabilir...:)
Tüm arkadaşlarıma başarılı ve mutlu bir hafta diliyorum...Şimdilik sağlıcakla kalın..:)

Foto: 1.Resim tabiki alp foto..:)
          2.resim alıntıdır.